11 Şubat 2016 Perşembe

Kapitalizmin Elinde Bir Köle : Teknoloji


Biraz acımasız bir başlık olsa da durum böyle. Teknoloji , insanlıktan çok kapitalist sistemin yararına gelişen ve büyüyen; bilimin bir alt dalı olarak bilim adamları ve erdemli insanlar tarafından yönetilmesi gerekirken , büyük şirketlerin kodaman patronları , havalı ceo ları tarafından daha çok para kazanmak için kullanılan bir iş sektörü haline gelmiştir. 

Daha Fazla Sömürü

Teknolojiyle birlikte , eskiden insanların saatlerce uğraşarak yaptıkları işleri artık dakikalar içinde halledebiliyoruz. Özellikle bilgisayarlar sayesinde ofis işlerimizi çok kısa zamanlarda halledebiliyoruz. Fakat çalışma saatlerimizde bir azalma olmuyor.
Örneğin bilgisayar icat edilmeden önce bir ofis çalışanı günde 8 tane belge hazırlıyordu diyelim. Ofise bilgisayar geldikten sonra bu kişi günde 80 tane belge hazırlayabiliyor olsun. Ne yazık ki ofise bilgisayarın gelmesi bu çalışanın çalışma zamanında bir azalma olmasını sağlamıyor. Bu bilgisayar sadece patronun çalışanlarından daha çok faydalanabilmelerini , onları daha güzel sömürebilmelerini sağlamış oldu. Böylece patronumuz bir çalışandan günde 8 tane belge alırken artık 80 tane belge alabilir hale gelmiş oluyor.

Daha Fazla Güç

İnternetle beraber artık dünyanın herhangi bir yerindeki bilgiye anında ulaşabiliyor. Derdimizi anlatabiliyor, örgütlenebiliyoruz. Ya da hepimiz buna inanıyoruz.
İnsanlar özgür hissettikleri kadar özgürdür aslında. Kapitalizmin bize oynadığı en güzel oyunlardan birisi de budur. Yani internetteki özgürlük . Bizler her ne kadar internette herşeyi yapabileceğimizi sansak da aslında durum böyle değildir. Büyük patronların işine gelmeyen içerikler Google , Facebook, Twitter, Yahoo ,Microsoft, Apple,Vikipedi ... gibi internet devleri tarafından sansüre uğrarlar. DeepWeb de bu sansürü delmek için vardır zaten. DeepWeb'e başka bir yazımızda değineceğiz. Yani demek istediğim bir süpermarketler zincirinin yanında bir bakkal ne kadar güçsüzse , bizim gibi basit - orta internet kullanıcıları da bu devlerin yanında o kadar güçsüzdür. Bununla beraber sosyal medyada istediğiniz şeyi paylaşabiliyor olmanız sizin kendinizi özgür hissetmeniz için ağzınıza çalınmış bir kaşık baldır.
İnternetten zengin olabilirsiniz. Nitekim bu vaad de kapitalizme hizmet eder.
Sonuç olarak internetten devrim yapamazsınız.Bu yüzden internet de dünya devlerinin gücüne güç katan , ya da birilerinin dünya devi olmasını sağlayan kapitalist bir araçtır.

Daha Fazla Tüketim

Evet artık facebook'ta beğendiğimiz, instagramda takip ettiğimiz, google'da aradığımız şeylerle ilgili, reklam maili, reklam smsi , adwords reklamı ... gibi çeşit çeşit reklama maruz kalıyoruz. Alışveriş profillerimiz kocaman veritabanlarında tutuluyor ve evet biz onlar için sadece birer metayız.
Kocaman billboardlarda , kocaman yazılı "yoksa siz hala denemediniz mi" tadında reklamlar hem sanal hem gerçek dünyada her yerde.
Biliyoruz ki biz tükettikçe onlar doymayacak ve daha güzel teknolojik oyuncaklarla karşımıza gelecekler. Daha gelişmiş teknoloji daha ucuza daha fazla üretimi beraberinde getirecek ve bizden yine daha fazla tüketmemizi isteyecekler. İşte sanayi devriminden bu yana yaşadıklarımızın özeti budur.

Daha Fazla Ölüm

Bu başlıkta bahsetmek istediğim , teknolojinin gelişmesiyle beraber silahların daha etkili, savaşların daha yıkıcı olmasıdır. Silah teknolojimiz öyle gelişmiştir ki şu an hiçbir ülkenin yasal engellere aldırmadığı bir dünya savaşı çıksa , tüm insanlığı yokedebilecek kadar büyük bir yıkım olması ihtimal dahilindedir. Atom bombaları , hidrojen bombaları , kimyasal ve biyolojik silahlar. Kitle imha konusunda insanlık olarak çok ileriye gittiğimiz bir gerçektir. Fakat bu konuda umut verici gelişmeler de olmuyor değil. Artık küresel silahsızlanmaya yönelik hareketler dünyanın her yerinde ses getirmeye başladı. Geçmiş tecrübelerimizden yola çıkarak bilinçleniyoruz. İnsanoğlunun çocukluk dönemi sona eriyor.

Teknoloji Gelişmesin Mi ?

Teknoloji tabiki de gelişsin. Fakat insanlar da teknolojinin kullanımı konusunda bilinçlensin. Bu konuda Isaac Asimov'un bir sözü beni çok etkilemiştir :

Tam şu anda hayatın bence en üzücü tarafı bilimin bilgiyi biriktirme hızının, toplumun bilgelik edinme hızından daha fazla olmasıdır.
 Demek ki bu sorunu aşabilmek için daha hızlı bilgelik edinmeli , teknolojik gelişmelere gözü kapalı atlamadan önce sorgulamayı , düşünmeyi  , irdelemeyi öğrenmeli . İnsanlık bilincini kazanabilmek için daha çok ve daha çok okumalı , araştırmalıyız.
Saygılar.

İleri Okuma : Kapitalizm ve Teknoloji Tartışmaları

2 Şubat 2016 Salı

Iphone ' un Doğası

Apple günümüz teknoloji dünyası domine eden en önemli şirketlerden biri. Ve kazancının da önemli bir bölümünü şüphesiz Iphone'dan sağlıyor.
Iphone'un başarısının altında yatan en önemli etmenlerden biri doğaya hitap etmesi.
Şöyle anlatayım , bilgisayar,telefon vs. gibi teknolojik araçlar aslında doğal değil. Yani doğada bulunmayan ve alışık olmadığımız , 200 bin yıllık insan tarihinde henüz sadece son yüzyılda görmeye başladığımız şeyler. Bu nedenle de bu teknolojik araçların insan doğasına hitab etmesi daha zor oluyor.Örneğin ben bilgisayarda yeni bir pencere açtığımda bunun birdenbire "yoktan var olması" hoşuma gitmiyor. Çünkü böyle bi durum doğada görünen bir şey değil. Eğreti ve dolayısıyla da itici oluyor. Bu yüzden de zaten gerek web siteleri gerekse işletim sistemleri arayüzü tasarlarken animasyonlu geçişlere , "yer çekimine" , doğaya uygunluğu çok önem veriyorlar. Mesela Iphone'da bildirim penceresini yukarıdan aşağıya kaydırdığınızda sanki düşüyormuş da yerde sekiyormuş gibi bir animasyon veriyor. Iphone'u ilk kullanmaya başladığımda bu gibi ince detaylar çok dikkatimi çekmişti ve açıkçası hoşuma da gitmişti. Bunu ilk yapan belki de Steve Jobs değildir, bilmiyorum fakat ilk başararan bence Steve Jobs.
Tabiki sadece animasyonla olmaz bu işler, yazılım,donanım performans pazarlama vs gibi bir çok faktör var işin içinde ama ben sadece buna değinmek istedim.